
Ceza Hukuku toplum düzenini sağlayarak suçlu ve suçsuzu ayırt etme noktasında önemli bir yere sahiptir. Zira hukuk ve adalet, toplumun en fazla ihtiyaç duyduğu şeydir. Şayet bu ceza hukuku konusunu ilgilendiren, kişinin temel hak ve özgürlüklerini sınırlandırılacak bir durum ise o zaman hukuka ihtiyaç çok daha fazla olacaktır. Ceza hukuku, toplum düzenini sağlayan en önemli hukuk dalıdır. Bu nedenle önemli bir hassasiyete sahip olduğunu söylemek mümkündür. Ceza Kanunu düzenlemesinde yer alan suçlardan biriyle itham edilen ve toplum düzenini bozmakta suçlanan kişi her zaman suçlu olmayabilir. Bunun ispatı her zaman kolay da olmayabilir. Bir suç şüphesi ile yargılanan kişi, yaptığı eylemin suç olduğunu bilmediğini de ileri süremeyecektir. Zira Türk Ceza Kanunu madde 4’te yer alan “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” hükmü ile kişinin yaptığı davranışın toplum düzenin bozacak ve sarsacak nitelikte olduğunu bilmesi gerektiği kabul edilir. Böylesi bir durumda suç şüphesi ile yargılanan kişinin özgürlüğü söz konusudur. Bu nedenle deliller değerlendirilmeli, usuli işlemler gözden geçirilmeli, güçlü ve etkin bir savunma yapılmalıdır. Aksi halde kişi, hak ve özgürlüklerinden mahrum kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu nedenle ceza hukuki ilgili konularda, ceza hukuku ile ilgilenen bir avukattan dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.
